Türkiye’de Konut Sahipliği ve Kiracılık 2025: Kim, Nasıl Oturuyor?
TÜİK 2025 verisiyle ev sahibi, kiracı, lojmanda ve kira ödemeden oturanların payını; konut masrafı yüküyle birlikte inceleyin.
Ana bulgu
2025 yılında fertlerin yüzde 57,1’i oturduğu konutun sahibi, yüzde 27’si kiracıydı. Ev sahipliği bir yılda 1 puan artarken kiracılık 1 puan geriledi; ancak hanelerin yüzde 84,7’si konut masraflarının az ya da çok yük getirdiğini belirtti.
Çalışmanın veri görünümü
Oturduğu konutun sahibi
Fertlerin oranı
Kiracı
Fertlerin oranı
Kira ödemeden oturan
Kendi konutunda oturmuyor
Konut masrafını yük gören
Biraz veya çok yük getirdi diyen haneler
Veriden çıkan sonuçlar
Mülkiyet dört ayrı durumu içeriyor
Ev sahibi ve kiracı dışında lojmanda yaşayanlarla başkasına ait konutta kira ödemeden oturanlar da bulunuyor. Son grup yüzde 15 ile küçük bir istisna değil, tablonun belirgin parçasıdır.
Ev sahipliği masrafsız konut demek değil
Hanelerin yüzde 12,9’u konut masraflarının çok, yüzde 71,8’i biraz yük getirdiğini söyledi. Bu soru kira kadar bakım, enerji ve konutla bağlantılı diğer ödemeleri de düşünmeyi gerektiriyor.
Bir puanlık değişim dikkatle okunmalı
Ev sahipliği 2024’te yüzde 56,1’den 2025’te yüzde 57,1’e çıktı. Örneklem temelli iki yıllık karşılaştırma, tek başına kalıcı yön değişikliği veya konuta erişimin kolaylaştığı sonucunu vermez.
Dört farklı barınma biçimi
Konut tartışmaları çoğu zaman yalnızca ev sahibi ve kiracı üzerinden yürür. Oysa 2025 tablosunda fertlerin yüzde 15’i kendisine ait olmayan bir konutta kira ödemeden, yüzde 0,9’u ise lojmanda yaşıyor. Bu iki grup dışarıda bırakıldığında Türkiye’deki barınma yapısının yaklaşık altıda biri görünmez kalıyor.
Kira ödemeden oturmak, masrafsız yaşamakla aynı şey değildir. Aileye ait evde yaşayan biri fatura, aidat veya bakım giderlerini üstlenebilir. Lojmanda yaşayanların maliyeti de kurumun koşullarına göre değişebilir. TÜİK tablosu ödeme ayrıntısını değil, oturulan konutun mülkiyet biçimini sınıflandırır.
Ev sahipliği neden tapu sayısı değildir?
Yüzde 57,1 oranı, “Türkiye’deki konutların yüzde 57,1’i sahipleri tarafından kullanılıyor” anlamına gelmez. Ölçüm fert üzerinden kurulur: Kişi, yaşadığı konutun sahibi olan bir hanede mi yaşıyor? Aynı hanedeki bütün fertler aynı mülkiyet durumunda sayılır.
Bir kişinin birden fazla konutu olabilir, buna karşılık ailede tapu tek kişinin üzerine kayıtlı olabilir. Boş duran konutlar ve yatırım amaçlı taşınmazlar da bu oranla ölçülmez. Bu nedenle veri, tapu stokundan çok insanların fiilî barınma düzenini anlatır.
2024 ile 2025 arasındaki hareket
Ev sahibi konutta yaşayanların payı bir yılda yüzde 56,1’den 57,1’e yükseldi. Kiracıların payı ise yüzde 28’den 27’ye indi. Lojman ve kira ödemeden oturma oranları sırasıyla yüzde 0,9 ve yüzde 15 ile değişmedi.
Bu hareketi “kiracılık sorunu çözüldü” diye okumak fazla iddialı olur. Araştırma örneklemle üretilir, nüfusun bileşimi değişebilir ve yalnızca iki gözlem uzun bir eğilimi açıklamaz. Sağlıklı yorum için birkaç yılın aynı tanım ve yöntemle izlenmesi gerekir.
Asıl baskı masraf tarafında görünüyor
Hanelerin yüzde 12,9’u konut masraflarının çok yük, yüzde 71,8’i biraz yük getirdiğini beyan etti. Yük getirmediğini söyleyenlerin oranı yüzde 15,3’te kaldı. Bu üç oran, mülkiyet dağılımından farklı bir soruya yanıt verir: Konutla bağlantılı giderler bütçede nasıl hissediliyor?
Ev sahibi olmak kirayı ortadan kaldırabilir ama aidat, bakım, sigorta, vergi, ısınma ve yenileme giderlerini ortadan kaldırmaz. Kiracılıkta ise kira artışı ve taşınma riski öne çıkar. Bu yüzden barınma kararını yalnızca aylık kira ile kredi taksidini yan yana koyarak vermek eksik kalır.
Kendi kararında bu veriyi nasıl kullanabilirsin?
Ulusal oran, bir kişiye ev alması ya da kirada kalması gerektiğini söylemez. Kendi hesabında peşinatın alternatif getirisini, kredi maliyetini, beklenen oturma süresini, taşınma esnekliğini ve ev sahipliğinin yıllık giderlerini aynı tabloda toplamak gerekir.
Karşılaştırmayı yaparken kira ve taksit dışında kalan kalemleri aylığa çevir. Sonra iyimser, olağan ve zorlayıcı olmak üzere üç senaryo kur. Ulusal veri kararın cevabı değil; içinde bulunduğun barınma biçimini daha geniş fotoğrafa yerleştiren bir referanstır.
Yöntem
TÜİK Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistikleri 2025 bültenindeki mülkiyet durumu ve konut masrafı yükü göstergeleri birlikte okundu. 2024 ve 2025 oranları arasındaki fark yüzde puan olarak hesaplandı; kişi sayısından hane veya konut sayısı türetilmedi.
Nasıl okunmalı?
Mülkiyet göstergesi fertlerin yaşadığı konutun durumunu anlatır; tapu sahibi kişi, toplam konut stoku veya yatırım amaçlı konut sayısı değildir. Bir yıllık hareket uzun vadeli eğilim kanıtı sayılmaz ve konut masrafı yükü kişilerin kendi beyanına dayanır.
Sık sorulan sorular
Türkiye’de ev sahibi oranı kaç?
TÜİK 2025 sonuçlarına göre fertlerin yüzde 57,1’i oturduğu konutun sahibi olan bir hanede yaşıyor.
Türkiye’de kiracı oranı kaç?
2025 yılında kirada oturan fertlerin oranı yüzde 27’dir. Bu oran 2024’e göre 1 yüzde puan daha düşüktür.
Kira ödemeden oturanlar kimler?
Kendi konutunda yaşamayan fakat oturduğu konut için kira ödemeyen kişiler bu gruptadır. Aile veya yakınlara ait konutta yaşayanlar buna örnek olabilir.
Ev sahibi oranı tapulu kişi sayısını gösterir mi?
Hayır. Gösterge tapu sahipliğini kişi kişi saymaz; fertlerin oturduğu konutun mülkiyet durumunu sınıflandırır.
Ev sahibi olmak konut giderini bitirir mi?
Hayır. Kira sona erse bile aidat, bakım, enerji, sigorta, vergi ve yenileme giderleri devam edebilir.
Kaynaklar
Basın ve kaynak paketi
Çalışmayı doğru bağlamla paylaşın
Atıf metni, veri kaydı, kısa basın notu ve Eşittir’in özgün sosyal medya grafiği indirilebilir. Eşittir içeriği ile üçüncü taraf kaynaklar için ilgili kullanım koşulları ayrı ayrı geçerlidir.